Ya sevgili blog sahipleri, allah aşkına hiç mi sorununuz yok sizin varsa yoksa bizi harbiden saf mı bellediniz. Varsa yoksa güzel ilişkileriniz, hayvan gibi paranız, 3 aylıkken yogaya başlayan kızlarınız var.
Ne zaman hayatınız kötü gitse bir iki satır yazı yazıp konuyu kapatıyorsunuz ama kocanızın size aldığı Ray-Ban gözlük 2 ay boyunca gündemi işgal edebiliyor.
Hepiniz işinizde bir numarasınız, patronunuz size tapıyor, allah etmesin işten çıkacak olsanız adam dükkanı kapatıp gidecek ama kovulduğunuzda zaten işten kendinize zaman ayıramamamış oluyorsunuz.
Bitsin diye sabah akşam uğraştığınız okulu bir sene uzattığınız anda öğrenciliğe doyamamış oluyorsunuz.
Çok mütevazısınız ama arada çok pahalı ürünleriniz olduğunu bunu blogda paylaşmayacağınızı çünkü bize acıdığınızı söylemeseniz olmuyor.
Günlük olarak tutulan bloglarda, sevgilime bugün pilav yaptım ama pilav dediysem bu çok pahalı olan Çin pirinci aldım evet evet doğru bildiniz siyah pirinç tabii ki ayrıcana o kadarla da kalmadım, servisimi Arcopal tabakla tabii ki yapmadım. Tadını bozar diye düşünerekten gümüş yemek takımıylan yaptım ama önemli olan oda değil ben parası olmasada sevgilimi çok seviyorum onunla nefes alıyorum. Bidi bidisi yapmayın biz okurken neyin ne olduğunu çok iyi anlayabiliyoruz. Şu hayatta en mutlu olduğunu düşündüğum blogger PUCCA oda kendini olduğu gibi anlatabilecek kadar dürüst olduğu ve aman allahım ne mesüüüüüdum havalarına girmediği için.
Moda bloggerlarının ise bir kısmı berbat ötesi giyiniyor. Hani bazılarının kendine özgü bir tarzı var mesela Nilerturk’ün giydiklerini ben ölsem giymem hata hediye falan gelse yer bezi yaparım. Ama kız o kadar güzel kombinliyor ki ben onu sadece taktir edebilirim. Ama bazıları moda diye götünü masa kadar gösteren kıyafetler giyiniyorlar birde utanmadan oy oy ne kadar güzelim yahu tribine giriyorlar. Benim belim kalınlığında bacakları var mini şort giyip bunu bloga ekliyorlar. Kusura bakmayın kendilerini maruz görmüyorum ve giydiklerine sadece gülerek bakıyorum.
Ayrıca sevgili makyaj bloglarının şu MAC’e yeni gelen koleksiyonu henüz görmeye gitmedim zaten orada ki Şerafettin mua benim için bütün koleksiyonu ayırttı, ahahah o kadar zenginim ki koca götümü kaldırmam yerimde iki sonra gider alırım, ay ne mesudum, zenginlikten canım çıkyor ohh miss. Bu anlatımları dinledikten sonra sadece gülüyorum. Ne diyeyim bence kozmetik piyasasının en zengin blogu justmakeup.net orada ki kızlar bile, oy oy oy bok gibi paramız var her istediğimizi alırız havasında değiller.
Bir de yemek blogları var onların dedikodusunu yapmasam zaten çatlarım, tabii ki yemek yazdığın gibi özel hayatına da değineceksin ama bu yemek bloggerlarında garip bir kendini kanıtlaması çabası var. Aslında ben Amerika da okudum ama evlenince çocuklarımın anası olmak için işi bıraktım. Özümde çok çalışkan bir insanım ama yemek blogu yazarken kendimi buluyorum. Hayatımda mutfak, bebeğim ve kocamdan başka hiçbir kişiye ayıracak vaktim yok. Ya madem bu kadar idealisttin neden aşçılık okumadın apla diyesim geliyor. Bu arada demekten geri kalmıyorum ama ne yazık ki kimse yayınlamıyor.
En nefret ettiklerim ise neydim ne oldum bloggerlar, gerçek hayatta aslında hiç bir şeyi beceremeyen bu idyot ekip blogda kendilerini, sağlık düşkünü, kültür manyağı, aşırı güzel ve aşırı bakımlı göstermekten zevk alıyorlar. Asla ama asla ayaklarının fotolarını bile göstermiyorlar. Sürekli kendilerini övüp bizi kandırıyorlar hani diyorum ya hiç biri bunlar kadar sinir etmiyor beni.
Peki ben bunları neden yazdım biliyormusunuz? Bundan sonra bana komik gelen saçmalayan özellikle saçmalamayın hiç öyle olur mu dediğimde bütün yorumları silen dingil bloggerları tanıtacağım size bütün oklari üstüme çekeyim hiç önemli değil ben aptal yerine konmaktan nefret ediyorum. Benim gibiler içinde yalancı bloggerları burada yazacağım. Hep beraber okuyup eğleneceğiz
)
PS : Beni okuduğunu bildiğim blogları özellikle eklemedim yalakalık gibi olsun istemedim ki onlar kendilerini biliyorlar sanırım. Burada onları eleştirmek gibi bir düşüncem yok hele ki biri her allahın günü makyaj yapıp ekliyor. Kolu inmişken bile
Son Dedikodular