Bir Daha Düşünelim mi? Ne Dersiniz?

25. Eki, 2009 tarihinde Genel kategorisine

“Çalışmadan, öğrenmeden, yorulmadan,

rahat yaşamanın yollarını aramayı alışkanlık haline
getirmiş milletler;

evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini

ve daha sonra da istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.”

1037ataturkunimzasi Bir Daha Düşünelim mi? Ne Dersiniz?
Etiketler: Yorumlar 0

Sevgiliden Alınacak İntikam

25. Eki, 2009 tarihinde Genel kategorisine

sevgilimden intikam almak istiyorum Sevgiliden Alınacak İntikam

Bu sıralar sevgilimle aramız bozuk, o kadar üzdü ki beni şu an ne istersem yapmaya razı, ben de buradan alacağım mayoyu ona hediye etmeye karar verdim.
Borat’ın giydiği gibi giyip benimle üniversitenin havuzuna gelirse affettim gitti, tabii ayakkabı ve çoraplarıda giyecek yoksa asla affetmeyeceğimi bilmesi lazım :)
PS : Giyerse fotoları buraya ekleyeceğime söz veriyorum :P
Etiketler: Yorumlar 0

Orjinal Ev Gereçleri

25. Eki, 2009 tarihinde Genel kategorisine

finish cizgisi Orjinal Ev Gereçleri
bandrollu paspas Orjinal Ev Gereçleri

Bu paspaslara bayıldım ama Türkiye’ye gönderim yapıp yapmadıklarından emin değilim, ayrıca büyük ihtimalle iki gün içinde çalınıverirler kapıdan.
pipisinden yanan lamba Orjinal Ev Gereçleri
Bu çok edepsiz bir lamba ama çok tatlı değil mi sizcede :)
sakiz gorunumunde yapistirici Orjinal Ev Gereçleri
Bu sakızlardan alıp evde bir iki yere yapıştırsam keşke , annemin yüz ifadesini hayal dahi edemiyorum :P
vida miknatis Orjinal Ev Gereçleri
Bir makine mühendisinin evine en çok yakışacak model budur bence.Daha önce iki makine mühendisi arkadaşım flört ediyordu biri vida modeli diğeri somun modeli küpe takıyordu ben çok yakıştırıyordum ikisinede.
kapi alti ayakkabi Orjinal Ev Gereçleri
del sinek oldurucu Orjinal Ev Gereçleri
konusma balonu Orjinal Ev Gereçleri

kapi alti yapragi Orjinal Ev GereçleriEvden çıkarken eşiniz için kapının üzerine not mu yazacaksınız, yada rüzgarlı havada kapının çarpmasını engellemek mi istiyorsunuz, buyrun bunları kullanın hem şık hemde kullanılışlı

flash bellek Orjinal Ev Gereçleri

Bu benim flash bellek listeme eklenmeli o kadar şirin duruyorki valla bayıldım, ama annemin eline geçerse fırlatıp atar hemde beni pasaklılıkla suçlayarak :)
sekilli atac Orjinal Ev Gereçleri
katil kalem Orjinal Ev Gereçleri
Ofiste kullanmak için ikiside çok şirin değil mi sizcede .
jilet ayna temizleyici Orjinal Ev Gereçleri
ayna yapistirmalari Orjinal Ev Gereçleri
mikrafon banyo s%C3%BCngeri Orjinal Ev Gereçleri
bogulan t%C4%B1kac Orjinal Ev Gereçleri
Banyoda kullanmak için çok mükemmel ve şirin ürünler değil mi sizcede ?Ben özellikle aynaya yapıştırılanlara bayıldım.
yemek bageti Orjinal Ev Gereçleri
baloncuklu bula%C5%9F%C4%B1k Orjinal Ev Gereçleri
bahce sulama cihaz%C4%B1 Orjinal Ev Gereçleri
tencerenin dibini s%C4%B1y%C4%B1rma parma%C4%9F%C4%B1 Orjinal Ev Gereçleri
Yoksa sizde pudingin dibini parmakla sıyırmayı seviyorsanız alın bu parmağı hem şirin hemde çok daha steril olur.
bulasik sungeri Orjinal Ev Gereçleri
Bu bisküvi görüntüsünde ki şey tencere temizleyici, aman dikkat biri yemesin :)
PS : Türkiyeye getiriliyor mu bilemiyorum ama bence kesinlikle yeni evlenecek olanlar bu orjinal ev eşyalarına baksın derim.

Yunuslarla Yüzmek mi? Bir Daha Düşünün

25. Eki, 2009 tarihinde Genel kategorisine

 Yunuslarla Yüzmek mi? Bir Daha Düşünün
yunuslarla yuzmek Yunuslarla Yüzmek mi? Bir Daha Düşünün
Bugün dünyamızda yunus deyince akla sevimli Flipper değil; eti ve zekası sonuna kadar sömürülecek bir ‘balık’ geliyor.. Oysa o bir memeli! Tıpkı bizim gibi.

Bodrum, Antalya, Kaş gibi sahil yerleri derken, İstanbul – Haliç’ten tutun da Bursa’daki bir alışveriş merkezinde bile yunuslar karşımıza çıkıyor. İşletmeciler hayatlarından memnun olsa gerek, peki ama ya yunuslar?

Bu zeki hayvanlar denizden ve ailelerinden koparıldılar, havuzlara hapsedildiler… Artık özgür değiller. Zekaları ve muhteşem fizikleriyle insanoğlunu büyüleyen yunuslar bugün burunlarında top sektiriyor, çemberlerin içinden atlıyor ve hatta hastalara umut oluyor… Yunuslarla yüzenler çok mutlu, peki yunuslar insanlarla yüzmekten mutlu mu? Yunus gösterileri ne kadar eğitici; yunus terapisi ne kadar başarılı?
Siz bakmayın yunusların yüzlerinin her zaman gülüyor gibi görünmesine… Onlar son nefeslerini verirken de gülümsüyor!

LÜTFEN İZLEYİN VE İZLETİN!

Yazan: Anjelika Akbar

Kendine saygı duymayan, kendini sevmeyen insan hayvanları ve doğayı da sevmez. Hayvanları sevmeyen asla kendini de sevemez…. Öylece gider bu yeryüzünden, kalp sıcaklığının ne olduğunu bilmeden. Son dönemde çok etkilendiğim konuyu sizlerle paylaşmak istiyorum. Yunuslara biraz dikkat edelim… Onların dertlerine deva bulmaya çalışalım hep birlikte!

Image

Savaş Karakaş’ın çektiği ve müziklerini benim yaptığım belgesel, İz TV’de ilk kez 4 Ekim 2009’da saat 20.00’de yayınlanacak. Belgesel Türk ve yabancı uzmanlar, yunus eğitmenleri ve akademisyenlerle yunusların dünya denizlerinde başlayıp havuzlarda biten yolculuklarını tartışmaya açıyor.

Aşağıda ise Sualtı Araştırma Derneği’nin Başkanı ve belgeselin danışmanı Özgür Keşaplı Didrickson’un makalesi yer alıyor.

TUTSAK YUNUSLARLA YÜZMEK İSTEYEN VAR MI?

Yazan : Özgür Keşaplı Didrickson

Deniz memelileri saygıyı ve korunmayı hak ediyorlar. Onların sirk hayvanları gibi kullanılmalarına ve ticari amaçla sergilenmelerine tüm kalbimle karşıyım.
Jacques Cousteau

İnsanla kurduğu yakın ilişkiler birçok efsanaye konu olmuş olan yunuslar çoğumuzun sevdiği hayvanların başında geliyor. Ne yazık ki sevgimiz öylesine sağlıksız ve insan merkezli ki birçok yunus türünün yalnızca ağız yapısı yüzünden gülümsüyor gibi gözüktüğünü kolayca unutabiliyoruz. Bizlerin unutkanlığı da sorumlu olsa gerek, ülkemizdeki yunus gösteri, yüzme ve “terapi” merkezlerinin sayısı 10’u aştı.

Antalya, Alanya, Kemer, Kuşadası, Bodrum, Kaş, Marmaris, Çeşme ve İstanbul’da bulunan tesislerin sonuncusu Aralık 2008’de yine İstanbul’da açıldı. Haberlerde şehrin ikinci yunus gösteri merkezi olan bu tesisten, özellikle ne denli büyük olduğundan övgüyle söz edildi. İklim değişikliğinden, nesli hızla tükenen hayvanlara, doğada birçok kaygı verici gelişme yaşanırken, 2010 Kültür başkenti İstanbul’a yunusların sirk hayvanı gibi gösteri yaptığı yerler değil, geleceğin karar vericileri olacak çocuklarımızın ve gençlerin yaban hayatın sorunlarını öğrenebilecekleri çevre eğitim merkezleri gibi yerler yakışırdı. Onca yapılaşmaya rağmen İstanbul, gökyüzünden göçmen kuşların, boğaz sularından da yunusların eksik olmadığı bir şehir. İstanbullu çocukların ihtiyacı olan yerler onlara yeryüzünü hangi canlılarla paylaştıklarını ve bu canlıların hangi sorunlarla karşı karşıya olduklarını gösteren bilim, eğitim merkezleri değil midir?

Image

Tutsaklık koşullarında yunusların üremesi ve uzun yıllar yaşayabilmesi çok zor olduğu için bu yunusların hemen hepsi denizlerden canlı olarak avlanmış yunuslar. 2006 yılında Tarım Bakanlığımızın talihsiz bir izni ile, taraf olduğumuz Bern Anlaşmasının koşulları yerine getirilmeden, IUCN’in ( Dünya Koruma Örgütü) “ hassas” olarak tanımladığı Akdeniz populasyonundan canlı olarak avlanan yunuslardan sonra 2008 yılında bu kez Japonya’daki kanlı sürü avı sırasında havuzlar için seçilen12 yunus ülkemize getirildi. Tıpkı bizim denizlerimiz için olmadığı gibi, yunusların canlı olarak avlandığı Japonya’da da, yunusların avlandığı populasyonun bu avdan zarar görmediğini gösteren bilimsel bulgular yoktu. O yüzden bu kez de CITES (Soyu tehdit altında olan yabani hayvan ve bitki türlerinin uluslararası ticaretine ilişkin sözleşme) anlaşmasının ihlali söz konusu idi.

Yunuslar başta olmak üzere deniz memelilerinin açlıkları kullanılarak, sirk hayvanları gibi akrobasiye zorlandıkları ve bu gösterileri izleyen çocukların doğaya sevgi ve saygı duymayı öğrenmek yerine doğayı sömürmeyi, doğa sömürüsünün alkışlanabilirliğini öğrendikleri bu tesislerin çoğu, gösteri programları yanında yunuslarla yüzmeyi ve engelli vatandaşlarımızın bilimsel olarak kanıtlanmamış “yunus terapisi” ile tedavisini içeren şeçenekler de sunuyorlar.

“Yunus terapisi” konusunda ne düşündüğümüz sorulduğunda ruhsal ya da bedensel sorunları olan kişilerin daha iyi bir hayat sürmelerini istediğimiz için bu nedenle yapılan yunus tutsaklığını kolaylıkla meşru görebiliyoruz. Çoğu kez yunus terapisi diye bir tedavinin olduğunu iddia eden popüler yazı ve haberlerden edindiğimiz bilgiler ile “Gerekiyorsa yunuslar tutsak olsun, denizlerden koparılsın” diyoruz. Bu konudaki bilimsel çalışmaların ne dediğini takip etmemek yanında oldukça önemli bir hata daha yapıyoruz aslında. Ülkemizdeki zihinsel rahatsızlıkları, bedensel engelleri olan vatandaşlarımızın birçok sorunu var ve aslında çoğumuz bu sorunlarla hiç ilgili değiliz. Hayatınız boyunca zihinsel, bedensel özürlü olduğu halde bir kurumda çalışan kaç vatandaşımızı gördünüz şimdiye kadar? Bırakın tabu gibi görülen zihinsel hastalıkları, kendinizi hiç tekerli sandalyeli bir vatandaşımızın yerine koyup sokakta yürümeyi, sinemaya gitmeyi denediniz mi? Denizden “canlı” olarak bir yunus avlamak ve onun sözde terapi programına dahil olana kadar yaşamasını sağlamak çok zor ve pahalı. Japonya’dan canlı avlanmış yunusları uçaklarla Türkiye’ye getirmek de çok pahalı. Her bir yunus günde kaç kilo balık yiyor hiç düşündünüz mü? Tüm bu masrafları bilimsel olarak kanıtlanmamış “ yunus terapisi” için harcamak yerine engelli vatandaşlarımız için bilimi içselleştirmiş yatırımlar yapmanın ve yunusları denizlerde özgür bırakmanın zamanı gelmedi mi?

Yunuslarla Yüzmenin ve Dalış Yapmanın Tehlikeleri ve Etiği

Yüzgecine tutunarak yüzdüğümüz, yanında dalış yaptığımız yunus, biz hayalimizi gerçekleştirmiş olmanın keyfi içinde gülümsüyor iken ne düşünüyor dersiniz? Genellikle bu tesislerde görülen yunus türü Şişeburunlu yunus olarak da bilinen Afalina’dır (Tursiops truncatus). Afalinalar hayvanlar aleminin en zeki hayvanlarından oldukları için her biri aslında bir bireydir. O yüzden sizinle yüzen yunusun ne düşündüğünü tabii ki tam olarak bilmememiz mümkün değil. Ancak o yunusun özgür ve sosyal yaşamından hangi yöntemle koparılarak o tesise getirildiğini, canlı yunus peşinde koşan avcı bir tür iken ölü balık uğruna her türlü sirk numarasına ve etkileşime nasıl razı olduğunu düşündüğümüz zaman bizimle yüzerken neler hissettiğini tahmin etmemiz kolaylaşıyor. Ne yazık ki bu tutsak yunusların yüzme seanslarından keyif almadığını söylemek yanlış olmayacaktır. Bizi düşündürmesi gereken ise, bizler onlarla “hayallerimizi gerçekleştirmek” için yüzerken onların büyük olasılıkla birkaç ölü balık uğruna bize “tahammül etmeye” çalıştıklarıdır. Bunun tersini iddia edebilir misiniz? Öldüğünde de gülümsüyor gözüken yunusların sizinle yüzerken keyif aldıklarını, denizde olmak yerine o ortamda, sizinle oldukları için mutlu olduklarını söyleyebilir misiniz?

Her gülümsemeye kanmıyoruz da niye yunus gülümsemesine kanıyoruz? Niçin onların bizimle daracık, sığ havuzlarda keyifli olduğundan hiç şüphemiz yok? Niçin çocuklarımızı bu “en” sevdiğimiz, “en” etkileyici hayvanlarla havuzlarda tanıştırmayı tercih ediyoruz? Niçin onlara, özürlü çocukları tedavi etmek için denizlerden ve ailelerinden mahrum bırakılmalarını meşru görecek kadar gerçekdışı varoluş anlamları yüklüyoruz?

Yunuslar, özellikle de Afalinalar beslenme amacı gütmeksizin diğer memelilere karşı ölümcül darbelerde bulunabilen, kendi hemcinslerine karşı da saldırgan olabilen, çok karmaşık yapıya sahip, büyük ve güçlü memelilerdir. Denizin avcı türlerindendir. Birbirlerine ve diğer türlere zarar verecek kadar saldırgan olabilen yunusların, tutsaklık altında hem birbirlerine hem de etkileşime zorlandıkları insanlara zarar vermeyeceklerini düşünmek onları aslında çok az ve yanlış tanıdığımızın bir göstergesi. Şimdiye dek çeşitli yüzme programlarında birçok yunus ve balina saldırganlaşarak insanları yaralamıştır. Hatta, bir dönem bizde de gösterilmiş olan “Flipper” dizisi, yunuslarla aynı havuzda olmak gitgide daha tehlikeli olmaya başladığı için bitmiştir.

Yunuslarla etkileşim sırasında yaşanabilecek hastalık alışverişi ise hem yunuslar hem de insanlar için önemli bir tehlikedir. Yunuslar tarafından yaralanmanın yanında onlardan çeşitli enfeksiyonlar da kapabiliriz.

Önemli bir nokta da yalnızca tutsaklık ortamında değil doğal ortamlarında da yunuslarla yüzmenin ve dalış yapmanın yanlış bir etkinlik olduğudur. Dünyanın değişik ülkelerinde bazı tur şirketleri yunuslarla yüzmek ya da dalmak isteyen müşterilerini topluca daha önceden yunusların bulunduğunu tespit ettikleri yerlerde getirmektedir. Beslendikleri, dinlendikleri ya da yavrularını besledikleri bölgelerde bu şekilde sürekli rahatsız edilen yunusların yaşamları için önemli bazı bölgeleri terk etmek zorunda kaldıkları çalışmalarla ortaya konulmuş. Doğal ortamlarında yaşadıkları bu tür rahatsızlıklar yüzünden belki de güvende olmadıkları yabancı bölgelere gitmeye zorlanan yunus populasyonlarının geleceklerinin tehdit altında olacağını belirtmeye gerek var mı?

Yunuslar Desteğinizi Bekliyor

Yunuslar gerçekten her meslek ve yaş grubundan insanın çok sevdiği hayvanlar. Yunuslarla yüzmeyi düşleyen insanların sayısı tüm dünyada milyonlarla ifade edilebilir. Bu yunus sevgisini sömürüye dönüştürmemek için hem yunusları hem de düşlerimizi “gerçekten” sevmemiz gerekiyor. Sahi, kim düşlerinde yunuslarla daracık, sığ sularda, kuyrukta bekledikten sonra, para vererek ve en önemlisi yunus istese de istemese de yüzmeyi düşlemişti ki?

Bizi eğlendirmek ve “ tedavi etmek” için çoğu kez geride kalan populasyona verilen zarar bilinmeden denizlerden koparılan ve uzak ülkeler arası ticaret objesi haline gelen bu yunuslarla ilgili gerçekler bunlar. Tutsak yunusların olduğu tesislere her ne amaçla olursa olsun giderek destek vermemiz, hem bizim denizlerimizdeki hem de dünyanın denizlerindeki yunusların geleceklerini tehdit etmemiz anlamına geliyor.

Denizlerimizdeki yaşam zenginliğinin gönüllü bekçileri olarak düşünebileceğimiz dalgıçların ve dalış merkezlerinin bu tehdit karşısında, bizler gibi düşündüğünü biliyoruz ve yunus tutsaklığı, canlı yunus avı ve yunus ticaretine karşı yaptığımız çalışmalara destek vermelerini bekliyoruz. Bu yazımızı okur okumaz destek olacağınızı umduğumuz imza kampanyamızı da duyurmak isteriz.

Yaban populasyonların geleceğini tehdit eden yunus balina ticaretinin ve yeni yunus tesisi yapımlarının kaygı verici boyutlara ulaşması üzerine 5 ülkeden 8 STK biraraya gelerek Avrupa Birliği, İsviçre ve Türk hükümetlerinden yunus balina ticaretini ve yeni havuz tesislerinin yapımını bir an önce durdurmasını isteyen uluslararası imza kampanyası baslattilar. Her geçen gün başka kurum ve ülkelerin desteğini alarak güçlenen bu kampanyaya Turkiye’den SAD-DEMAG olarak biz de destek veriyoruz. Sizlerin de desteği ile toplayacağımız imzaları hem ülkemizdeki yetkililere hem de AB nin ilgili birimine ileteceğiz. İmza kampanyamız ile ilgili ayrıntılı bilgiye ve imza metnine websitemizden ( www.sad.org.tr) ulaşabilirsiniz.

Gelin hep birlikte havuzlara gitmeme hakkımızı kullanalım.

2009-2010 Şal Modelleri

24. Eki, 2009 tarihinde Alışveriş kategorisine

atk%C4%B1 sal modeli 2009 2010 Şal Modelleri
mavi sal 2009 2010 Şal Modelleri
desenli sal 2009 2010 Şal Modelleri
yesil ipek sal 2009 2010 Şal Modelleri
renkli sal 2009 2010 Şal Modelleri
beyaz sal modeli 2009 2010 Şal Modelleri
gotik sal modeli 2009 2010 Şal Modelleri
mor sal modeli 2009 2010 Şal Modelleri
yesil sal modeli 2009 2010 Şal Modelleri
Kirmizi beyaz sal modelleri 2009 2010 Şal Modelleri

Ben şal kullanmayı pek sevmem ama tesadüfen denk gelince ben sevmesemde okurlarım sever diye düşündüm, bunları yabancı bir siteden buldum fiyatları aşırı uçlarda geziyor ama çarşıdan pazardan 5 TL ila 10 TL arası alabilirsiniz.
Bu sene moda olacak bunlar benden söylemesi :)
Rss Feed Tweeter button Facebook button Linkedin button Delicious button