Kuşlar Özgür Olmalı

24. May, 2010 tarihinde Hayatıma Dair Notlar kategorisine

kuslar ozgur olmali 1 Kuşlar Özgür Olmalı

Yalnızım çoğu zaman deli gibi kalabalık içinde kimsenin beni göremediği, çoğu zaman görmek istemediği, lanet bir yalnızlığım var. Kendime bile itiraf etmekten çekindiğim bir yalnızlık, kendi kendime bile anlatırken zorlandığım, zaman zaman arkasına saklandığım bir yalnızlık, kimseye itiraf edemediklerim var içimde. Birileriyle paylaşıp azaltmaya çalıştıkça daha çok artan beni bu yalnızlığa daha çok mecbur eden hislerim var.

Sevmediğim halde yüzüne güldüğüm insanlar var ve şerefsizce beni arkamdan bıçaklayanlar. Herkes kadar kötüyüm aslında ve herkes kadar iyi. Kendime itiraf ederken bile zorlandığım acılarım var bir insana bile dürüstçe anlatamadıklarım. Sadece beni dinleyip bana yol göstermesi için herkesten gizleyerek ve aç kalarak gittiğim bir psikologum var. Bana açılan yolda yürüyemeyip çevremde bana çok güvenen insanlar olduğu halde yarı yolda bırakmak zorunda kaldıklarım. Hayallerim var kocaman kocaman, herkesten gizlemek zorunda kaldığım çoğu zaman. Anlattığımda dalga geçilen ideallerim var ve o ideallerinin yanından bile geçemeyen kendi kendine çabaladıkça batan bir de ben varım yanlızlıktan bunalan. Ne çok akıllıyım ne de çok aptal ne çok yetenekliyim ne büsbütün yeteneksiz. Ama uğraştıkça batan bir de ben varım her attığı adımla hayalleri yıkılan yanında kimsesi olmadığından yalnızlıktan bunalan.

Başkalarının hayalleri gerçekleşsin derken kendi hayallerini unutan, eksik olan yerlere yetişeyim derken erkenden bunalan, yaşadığı hikayelerde kendini unutan. Evet ben yapayalnız bir insan olmuşum bilmeden canım sıkkın ne olur gitme diyebileceğim kimse kalmamış çevremde başkalarına güvenmeyen ama güvenir gibi yapan birine dönüşmüşüm bugün anladım. çektiğim acılar canımı yakıyor deli gibi içim acıyor kimseye anlatamadığım acılarım var benim, herkesten sakladığım içimi acıtan acılarım var benim.

Artık bu kuş özgür kalsın en azından burdan anlatsın içindeki acıları soruyorum size siz dinlermisiniz acaba beni?

Artık Atılım Vakti Geldi

18. May, 2010 tarihinde Hayatıma Dair Notlar kategorisine

Evet kızlar sizlerinde anladığı gibi ben artık kozmetik yazmaktan çok ama çok sıkıldım, açıkçası artık size bir faydam olmadığına inandığım icin tam iki defa blogu kapatmaya karar verdim. Ama siz beğenin yada beğenmeyin (ki biliyorsunuz buna saygım sonsuz ötesi) 248 adet yazı yazmışım bu bloga benim için bu blog çok önemli zaten blogumun ismi bile çok çok özenilerek seçildi hatta erkek arkadaşımın ortağının özenle beynini yedim sırf bu blog adı için (evet canım biliyorum onun adi domain ama domain ne kadar türkçe bu işlerin içinde olmayan adam ne bilsin) hep yazcam falla sıkılmicam gibi tiki kız ağızı bile çektim.

Blogumu kapatmıyorum artık daha eğlenceli yazılarla geliyorum, ve artık bloggerların okumaktan çekinecegi bir blog olacağımı biliyorum. Açıkçası ismi ile de müstesna olacak. Benim aklıma az önce sevgilimle geyik yaparken geldi hadi bakalım dökülün bakalım neler bulacaksınız.

Özellikle bloggerların daha çabuk tahmin edeceğine inanıyorum neyse sanırım ilk defa bu konular üzerine bir blog yazılacak en azından ben öyle sanıyorum bakalım ne kadar başarılı olcas :) Bu arada makyajda yazacağım, müzikte ekleyeceğim, yemek tarifi de ekleyeceğim, kendimle ilgili paylaşımlarda da bulunacağım ama bu saatten sonra onların pek konuşulacağını sanmıyorum bekleyin geliyorum.

Acaba Sizden Rica Etsem

18. May, 2010 tarihinde Hayatıma Dair Notlar kategorisine

yalvaririm

Yazdığım bütün yazıların sadece kişisel düşüncelerim olduğunu bilseniz ve bir markayı sevmediğim zaman bana o markayı korumasanız.

zaman zaman internet faturamı bile ödeyemeyecek kadar fakirleştiğimi ama buna rağmen bu blogu size yardımci olmayi amaçlayarak yazdığımı bilseniz.

69 dolarlık bir fırça seti için aylarca beklediğimi çoğu zaman param olmadığindan muadil ürün aldığımı

pahalı ürünler yazınca baba parası yediğimi uygun fiyatlı ürün yazdığım zaman ise kalitesiz bulunduğumu bildiğim halde, makyaj malzemelerinin fiyatlarından haberi olmayanlar tarafindan sürekli eleştirildiğimi

asla bir ojeye 25 TL vermemin sebebinin tırnaklarımı yemem olduğunu

beni beğenmiyorsanız tek tuşla benden kurtulabilme şansınız olduğunu

sürekli eleştirmenin anlamsız olduğunu

her ne kadar onur da duysam size, düğün yada mezuniyet için ürün öneremeyeceğimi çünkü buna yetecek kadar bilgim olmadığını

Bilgi vermek icin değil düşüncelerimi paylaşmak icin bu blogu açtığımı ben size hatırlatsam, sizde bununla ilgili bana yardımcı olsanız olur mu acaba ???

Organik Ne Olaki!!!

17. May, 2010 tarihinde Genel kategorisine

organik_tarim

Bu sıralar çevremizdeki herşey sonuna kadar organik. Nasıl diye sormayın gidin pazara bu mevsimin karpuzu onlara göre organik, oradan çıkın cafelere gidin onların mercimekleri organik, hatta utanmayın hamburger yemek için girin bir hamburgerciye emin olun onların hamburgeri bile organik.

Yahu bu organik nedemektir, gerçekten bizim hamburgercinin hamburgeri organik midir? Aslında hem evet hem hayır organik yaşayan canlı demektir düşündüğünüz zaman hamburgerin salatası hala yaşamaktadir peki kaçınız organik kelimesinin anlamını biliyor acaba? Hep güvendiğimiz pazarcı amcaya birden güvenemedik bu elmanın genetiği değiştirildi mi ki diye şüphe duymaya başladık. Ondan sonra bir kaç akıllı eleman organik kelimesini türetti dediğim gibi evet hemen her sebze organiktir.

Yani bize söylenenler doğru ama organik kelimesi sadece bir pazarlama şekli yoksa emin olun yediğiniz hiç bir yiyecek anam babam usulü yapılmıyor.

En İyi Makyaj Temizleyici

16. May, 2010 tarihinde Cilt Bakım Ürünleri kategorisine

Makyaj yapmaya başlamadan önce makyaj yapmanın ne kadar zor olduğunu düşünürdüm.

Mesela gözün içine fluidline çekmek bence bir fili taşımaktan çok daha zordu ama zamanla elim pratik oldu artık bakmadan gözümün içine eyeliner çekebiliyorum hoş hala gözümün üstüne sürerken canım çıkıyor ama sorun değil varsın olsun.

Kat kat rimel sürmek üstelik bunu yaparken hiç bir topak bırakmamak benim için ulaşılamayacak kadar zordu şimdi dolgunlaştırmak için başka, uzatmak için başka kıvırmak için başka rimel kullanıp kesinlikle topak topak ve yapış yapış olmamasını sağlayabiliyorum.

Kapatıcımı sabitlemeyi bir türlü beceremiyordum şimdi ise asla ama asla çıkmayan ve akmayan kapatıcı sabitleme yolunu buldum. Yani iyi kötü yapıyorum işte makyajımı aslında mutluyum yaptığım makyajlar çoğunluklada beğeniliyor ama makyajımı çıkartmak için denemediğim yol kalmadı en ucuzundan en pahalısına en kolayından en zoruna olmuyor anam olmuyor. Kullanmadığım marka, kullanmadığım çeşit kalmadı hiç birisi tam anlamıyla beni mutlu etmiyor, mutlu edeni ise zararlı olduğu için kullanılmaz oluyor.

Temizleme sütlerini kullanim alanları ve kolaylığı açısından sevmeme rağmen başarılı bir makyaj temizleyici olarak görmüyorum. Mesela Lancome Göz ve Dudak temizleme sütü, nemlendirmesi, dokunuşu yağlandırmaması harika ama gelin görün ki göz makyajımı çıkarması için gözümü aşındıracak derecede ovalamam gerekiyor.

Maybelline, Lancome(Bi-facil), Diadermine, Sephora hepsinin çift fazlılarını kulandım açıkçası hiç birisi beni tatmin etmedi bir kere hepsi yağlı bir his bırakıyor ki ben bunun hiç sağlıklı olmadığını düşünüyorum. Hadi sağlik bir yana beni aşırı rahatsız ediyor. Ayrıca temizleme sütlerinden daha başarılı bir temizlik sağlamıyor ne yazık ki.

Aslında ben temizliğin yıkama ile olacağına inanlardanım, o nedenle yüz yıkama jellerine yönelmemem düşünülemezdi. Ilk önce Avon ile başladığım bu serüven,Yves Rocher ile devam etti ama benim için önemli olan göz makyajımı temizlemesiydi ama saydiğim bu ürünleri ne yazık ki gözümde kullanamıyordum. Bir dönem seba-med kullandım sonra cildim gerim gerim gerildi maymun poposu gibi kızardı haliyle onu da bıraktım, dermalogica’nın hassas ciltler için temizleyicisini kullandım üç seferde ancak cildimi temizleyebildim. Bebek şampuanı ile yıkıyordum çok ama çok mutluydum ama oda gözenekleri mi ne tıkıyormuş tırı–vırı yapıp ilerde hastalık yapıyormuş.

En son olarak temizleme yağlarına yöneldim, ilk olarak MAC ile başladım ilk kullandığımda resmen hayran kaldım hala temizleme yağlarını oldukça seviyorum ama ben saatlerce temizleme yağıyla makyajı akıt sonra temizleme jeliyle yıka cildin gerilsin, hemen üstüne nemlendirici sür olayını sevmiyorum bu yöntem bana etkisi güçlü ama uygulaması masraflı geliyor.

En son olarak Lush Baby Face kullandım fiyatı uygun, temizlemesi güzel yıkadıktan sonra çok yağlı olduğundan nemlendiriciye ihtiyaç duymuyor hatta bunun üstüne göz kremi bile uygulama ihtiyacı hissetmiyorum. Ama bunu çok mu sevdin derseniz hayır hala ideal makyaj temizleyicimi arıyorum ama en azından kullanıp memnun kalmadıklarımı sizinle paylaşayım dedim. Ama sizin bana önerebileceğiniz ürünler varsa seve seve dener sonuclardan haberdar ederim.

Rss Feed Tweeter button Facebook button Linkedin button Delicious button